Duyurular

İstanbul Filarmoni Derneği, kurucuları arasında yer alan besteci, orkestra şefi ve piyanist Cemal Reşit Rey’i 113. doğum günü olan 25 Ekimde özel bir etkinlikle andı. 1904 – 1985 yıllarında yaşayan Rey’in yıllarca oturduğu İstanbul Serencebey’deki apartmana törenle plaket çakıldı. Tören Beşiktaş Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenmişti.

Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın da katıldığı ve bir konuşma yaptığı törende Kültür ve Sanat İşleri Müdürlüğü yetkilileri, İstanbul Filarmoni Derneği yöneticileri, dernek üyeleri, besteciler, Rey’in öğrencileri, müzisyenler, müzikseverler ve Beşiktaşlılar ile basın mensupları hazır bulundular.

İstanbul Filarmoni Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alp Altıner’in açış konuşmasının ardından Başkan Yardımcısı Cihat Aşkın, besteci Yalçın Tura, öğrencileri besteci ve piyanist Aydın Karlıbel, Viyana Müzik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ertuğrul Sevsay ve viyolonselci Necati Giray da söz aldılar. Konuşmacılar Cemal Reşit Rey hakkında bilgi verdiler, çeşitli anekdotlar anlattılar.

Alp Altıner ise konuşmasında 81 yıllık yaşamında çok sayıda öğrenci yetiştiren Rey’in sekiz opera, on üç operet ve revü, aralarında iki senfoninin de olduğu orkestra yapıtları, konçertolar, oda müziği, şan, piyano, koro yapıtları ve marşlar gibi bestelerle Türk çoksesli müzik dağarına çağdaş normlarda adeta bir hazine bağışladığını anlattı. Altıner konuşmasına şöyle devam etti: “Cemal Reşit Rey’in yalnızca bestelediği yapıtlar değil, aynı zamanda yaşamının son on dokuz yılını geçirdiği bu bina da bize kültürel bir mirastır. Bu plaketi çakmak istememizin nedeni, İstanbul’da hızla kaybolan şehir belleğine kurban gitmemesi için, ender yetişen ve yeri doldurulamaz değerli büyüğümüze dikkat çekmek ve onun aziz hatırasını geleceğe taşıma arzumuzdur. Keşke sonradan Osmanlı İmparatorluğunun Dâhiliye Nazırı olan babası Ahmet Reşit Bey’in Şair Nigâr Sokağındaki ahşap konağı da günümüze kadar korunabilmiş olsaydı. Günün birinde eğer Serencebey Yokuşundaki bu bina da dönüşüm furyasından nasibini alırsa, umarım plaketimiz orada tekrar yerini alır” dedi.

Cemal Reşit Rey’in İstanbul Filarmoni Derneğinin kuruluş ve gelişim sürecinde çok önemli rolü olduğunu da anlatan Altıner, “1945 yılında Afif Tektaş, Nadir Nadi, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Refik Yaltkaya, Lütfi Kırdar gibi şehrimizin önde gelen şahsiyetleriyle birlikte kurulan derneğimiz, 1946 yılında faaliyete geçmiş ve ilk başkanı Cemal Reşit Rey olmuştu. Aynı yıl kurulan İstanbul Belediyesi Şehir Orkestrasının da Yöneticisi olan Rey, kendi şahsi ilişkilerinin de yardımıyla dünyanın en iyi şef ve solistlerini İstanbullu sanatseverlerle buluşturmuş, sayısız konser ve resital düzenlemişti. 1957 yılında kamuya yararlı dernek statüsü hakkı kazanan İstanbul Filarmoni Derneği, Türkiye’nin ilk filarmoni derneğidir. İşte böyle bir mirasın omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla biz de var gücümüzle çalışıyor, kısıtlı imkânlarımızı zorlayarak her ay yaptığımız planlı etkinliklerle derneğimizi İstanbulumuz’a layık bir konuma getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Alp Altıner sözlerini derneğin etkinliklerini anlatarak sürdürdü. “Derneğimiz her ay planlı olarak en az iki konser, bunlara ilaveten söyleşi, panel ve konferanslar düzenliyor. Ayrıca daha geçtiğimiz hafta 15-21 Ekim tarihleri arasında İstanbul Filarmoni Derneği – Faruk Erengül Müzik Yarışmasını başarılı bir organizasyonla gerçekleştirdik. Yarışmamızın ana sponsoru Sayın Faruk Erengül başta olmak üzere, İstanbul Teknik Üniversitesi Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Başkanlığına, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Müdürlüğüne ve Antonina Turizme işbirlikleri için şükranlarımızı sunuyoruz. Böylece derneğimizin ana gayelerinden biri olan genç sanatçılarımızı destekleme ve onları sanatseverlerle buluşturma adına görevimizi yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Bu yarışma bildiğim kadarıyla dernek tarihimizde bir ilkti ve son olmaması için kurumların ve sanatseverlerin desteğiyle sizlerin huzurunda daha iyilerini yapabileceğimizin sözünü vermek isterim. Lütfen derneğimize üye ve destek olun ve bizi izleyin. Böylece hep birlikte şehrimiz ve ülkemiz için ulu önderimizin gösterdiği yolda güzel şeylere hep birlikte imza atalım.”

İstanbul Filarmoni Derneği Başkanı Alp Altıner konuşmasını Beşiktaş Belediyesinden kimi önemli isteklerde bulunarak bitirdi: “Öncelikle itiraf etmeliyim ki, Beşiktaşımızın yeni bir opera binasına kavuşacağı müjdesi, bize adeta ilaç gibi geldi. Böylece eminim ki, Kadıköy ve Bakırköy’ün ardına Beşiktaş operasının da eklenmesi kentimize kültürel anlamda büyük bir canlılık getirecektir. Sizden istirhamımız, mümkünse bu binanın bir Cemal Reşit Rey operasıyla açılmasıdır. Ayrıca uygun göreceğiniz bir yere, belki de Opera Binasının önüne büyük bestecimizin bir heykelinin dikilmesi de biz sanatseverler için çok değerli olacaktır.
Son dileğimiz de derneğimizle ilgili. Sayın Başkan, bildiğiniz gibi bir dünya metropolü olan İstanbul’da konser mekânları konusunda büyük sıkıntı var ve biz de bu sıkıntıdan fazlasıyla nasibimizi alıyoruz. Dolayısıyla opera binasında planlanması düşünülen konserleri ve sanatsal etkinlikleri düzenlemeye, biz dernek olarak şimdiden talibiz. Lütfen başkalarına söz vermeyin.
Sayın Başkan, ileride daha büyük ve kalıcı projelerde de birlikte çalışabilme umut ve dileğiyle, bu etkinliğin düzenlenmesinde gösterdiğiniz ilgi ve kolaylaştırıcı iş birliği için, başta şahsınız olmak üzere, nezdinizde tüm ilgili makam ve çalışanlarınıza derneğimiz yönetim kurulu ve değerli üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyorum.”